Özel Selçuklu Hastanesi

KIL DÖNMESİ NEDİR? KİMLERDE, NEREDE VE NASIL OLUŞUR?

KIL DÖNMESİ  (PİLONİDAL SİNÜS)

KIL DÖNMESİ NEDİR?  KİMLERDE, NEREDE VE NASIL OLUŞUR?

   Kuyruk sokumu çukuruna veya nadiren göbek çukuruna düşen kılların itme veya sürtünmelerle, derideki minik deliklerden veya ter bezlerinin ağzından veya kıl foliküllerinin dibinden cilt altına geçip abseler, akıntılı fistüller, delikler veya kistler oluşturmasıdır. Özetle cilt altına giren kıllar yüzünden oluşan kronik, derin bir cilt altı enfeksiyonudur.

KIL DÖNMESİ OLUŞUM MEKANİZMASI

    1980’li yıllardan sonra yapılan çalışmalarda bu hastalığın sanılanın aksine, doğuştan değil, sonradan kazanıldığı gösterilmiştir. İnsan kılları mikroskobik olarak incelendiğinde vida yivlerine benzer yapıda olduğu görülmüştür. Dolayısı ile kılların cilt kıvrım ve deliklerine girdiği takdirde çevre yüzeylere tutunması  ve kendi başı yönünde ilerlemesi mümkün olmaktadır.

   İnsan kılları sürekli dökülür ve yerine yenisi gelir. Sırt, baş ve kaba etlerden dökülen kıllar iki kaba et arasındaki terli olukta takılıp kalmaktadır. Daha sonra bu serbest kıllar kişi yürüdükçe, oturduğu yerde kıpırdadıkça, kaba etlerin birbirine veya zemine sürtünmesi ile oluğun dibindeki herhangi bir gözenekten girerek bir vida gibi dönme hareketi ile cilt altı yağ dokusu içine acıtmadan yavaş yavaş ilerleyebilmektedir.

   Kıl ile birlikte cilt altına giren veya taşınan bakterilerin akut veya kronik abseler daha sonrada enfeksiyonun daha ileri noktalara taşınarak fistüller veya kıl kistleri oluşturmaları bu şekilde izah edilebilir.

KIL DÖNMESİ KİMLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜR

   Kıl dönmesi 16 ila 30 yaş arası kıllı ve gürbüz genç erkeklerde, nadiren de genç bayanlarda oluşur. Bu oran 10/1’dir. Bilgisayar başında özellikle kaykılmış pozisyonda uzun süre oturanlarda, uzun süre otomobil sürenlerde, uzun süre otobüs yolculukları yapanlarda sık görülür.

   Hastalık derecesi ve enflamasyon oranı genellikle zamanla ve gecikme ile doğru orantılıdır.

KIL DÖNMESİNİN BELİRTİLERİ

   Başlıca belirtiler kuyruk sokumunda veya anüsün arka yukarı tarafında kaşıntı ve sık sık akıntılar, bu yüzden her gün çamaşırların lekelenmesi veya kuyruk sokumunda az ağrılı sert yumrular veya şişlikler şeklinde olabilir. Bazen kişi hiçbir şeyin farkında olmayabilir, ancak herhangi bir muayene sırasında kuyruk sokumunda tesadüfen fark edilen akıntısız veya çok az akıntılı ama kıl dolu, mililmetrik delikler olduğu görülür. Bazen de aniden yükselen ateşle seyreden, üzerine oturulamayan, el dahi değdirtmeyen, yürütmeyen, çok ağrılı, büyük abse şeklinde ortaya çıkabilir. Abselerin hacmi 10-15 cc.‘yi bulabilir.

KIL DÖNMESİ HASTALIĞI TEDAVİ EDİLMEZSE NE GİBİ SORUNLARA YOL AÇABİLİR

   Hastalık erken fark edilip tedavi edilmez ise sağa sola kaba etlerin ötesine, derine ve anüs yönüne doğru ilerler, genişler. Ardı arkası kesilmeyen pis kokulu akıntılar ve kronik abselere yol açabilir. Yıllarca süren bu kronik enflamasyon nedeni  ile % 4 vakada epidermoid kanser denilen bir cilt kanseri dahi gelişebilmektedir. Veya hastalık nadiren de olsa derinleşerek anüs veya kalın barsağın son kısmı içine ilerleyebilir. Haliyle bu durumda tedavi son derece zorlaşır ve uzun aşamalar gerektirebilir.

TANI     

   Tanı koymak genellikle kolaydır. Anüsten 5-6 cm. yukarıda orta hat üzerinde, içerisinden kıl ve/veya akıntı gelebilen delikler, cilde açılmış ağızlar görülmesi tanıyı koydurur. Tanı genellikle göz ile görülerek koyulur, kan tahlili, röntgen, ultrasonografi vb. yöntemlerin tanı konulmasında fazlaca katkısı yoktur.

KIL DÖNMESİ HASTALIĞINDA TEDAVİ:

   Pilondal sinüs hastalığının akut, abseli döneminde lokal anestezi altında drenaj uygulanır. İnfekte materyal, var ise kıllar ayıklandıktan yada temizlendikten sonra nekrotik granülasyon dokusu kürete edilir. Bu işlem hastanın o anki şiddetli rahatsızlığını giderir ancak çoğu zaman kesin tedavi veya nihai çözüm olmaz. Kesin çözüm veya nihai tedaviyi sağlayabilecek ikinci işlem olan ameliyat kararını vermek ve uygun zamanlama yapabilmek için bu abse boşaltma işleminden sonra 8-10 hafta beklemek gerekir.

    Kıl dönmesi ( pilondal sinüs ) hastalığında en sık uygulanan ve kabul gören tedavi cerrahi  tedavi yani ameliyattır.  

1- En sık uygulanan yöntem geniş eksizyon ve primer kapamadır. Bu yöntemde eliptik bir kesi ile plonidal sinüs ( kıl kesesinin olduğu doku çevre sağlam doku sınırları ile beraber) sakral fasciaya kadar derinleşirerek çıkarılır. Cilt karşılıklı olarak dikilir yani oluşan boşluk kapatılır.  2-3 haftada iyileşme sağlar.      

2- Pilonidal sinüs tedavisinde kullanılan diğer bir yöntem birinci sırada bahsedilen yöntemdeki gibi geniş eksizyon( kıl kesesinin çevre sağlam dokularla beraber geniş olarak çıkarılması) yapılan ancak farklı olarak yaranın açık bırakıldığı yöntemdir. Yara açık bırakılıarak oluşan boşluğun kendi kendine pansuman vb. yara bakımı ile kapanması beklenir. Bu yöntemin nüks oranının daha düşük olduğu düşünülür, ancak eksizyon sonrası oluşan boşluğun granülasyon dokusu oluşarak dolması işlemi 2-3 ay sürebilir. Bazen yara iyileşmez, yeni girişimler gerekebilir.

3- Flep ( doku kaydırma ) yöntemi ile kapama: Genellikle eksizyon sonrası çok geniş boşluk kalan olgularda tercih edilir.

4- Alternatif yöntemler: Fenol ve gümüş nitrat vb. solüsyonların kıl fistüllerinin veya sinüslerin içine enjekte edilerek ilthabi granülasyon dokusunu eritip sonrada kürete etme esasına dayanan yöntemlerdir. Alternatif yöntemler çok kabul gören ve sıklıkla tercih edilen yöntemler değildir. 

Op. Dr. Eralp GENÇAL

Genel Cerrahi Uzmanı

Özel Selçuklu Hastanesi